REASUROR

 

Bilgisayar Ekranından Sigorta ve Reasürans Sektörü

Ülkemizdeki bilgisayar platosu, gelişmiş batılı ülkelerdeki teknolojiyi yakalamak için var güçleriyle çalışadursun, ithalatçı-bayi-kullanıcı üçgeni içinde yer alan birimler, amaçlanan hedeflere ulaşabilmek için birbirlerinin desteğine muhtaçdırlar. İlk bakışta birbirlerinden ayrı oluşum ve gruplaşmalar içinde bulunmalarına karşın, diğerlerinden bağımsız gelişmenin sağlanamayacağı konusunda var olan kesin doğrular, anılan bu kesimlerce tartışmasız kabul edilmelidir, ithalatçının gelişip büyümesi, bayilerin pazarlama potansiyeline, bayilerin gelişmesi ise kullanıcı kesimin bilinçlenmesine, personel eğitimine önem verilmesine, yeni teknoloji alımı için yatırım yapılmasına bağlıdır. Bu üçgenin merkezine konulması gereken yazılım sektörü, kullanıcı kesimin üzerine düşen görevlerin yerine getirilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Gereksinimlere sağlıklı çözümler getirebilecek kaliteli programların üretim ve pazarlanması, teknolojik gelişmenin sağladığı donanım özelliklerinin, yazılımlarla azami ölçülerde desteklenmesi ve doğru kullanımı, yazılım alt sektörünün en önemli görevlerinin başında gelmektedir.

Sayılan faktörlerin üzerlerine düşen görevleri ne ölçüde yerine getirdiği, günümüzde ülkemizdeki otomasyonun bulunduğu çizginin yeri konusunda temel belirleyici olacaktır.

1960'lı yılların hemen başlarında sektöre giren ve günümüzdeki teknoloji ile pek fazla ilgisi olmayan bilgisayarlar, kendine özgü terminolojisi, sorunları, muziplikleri, çapraşık ama zevkli çözümleriyle bugün artık çalışma yaşamımızın vazgeçilmez bir parçasıdır.

Otomasyonun sektördeki durumuna bakıldığında son derece heterojen bir yapıyla karşılaşılmakta. Uzun yıllar önce bilgisayarlaşmaya başlamış, makine parkını geliştirip çeşitlendirmiş, gelişmiş teknolojiye sahip kuruluşlarımızın sayısı bugün kanımızca olması gerekenden çok azdır. Büyük sistemlerden küçük sistemlere kadar giden bilgisayar donanımlarından kaynaklanan farklılaşma, işletim sistemlerinin donanımın izin verdiği ölçüde isteğe bağlı olarak seçilmesi ile çok artmıştır. PC türü makinelerde IBM uyumlu ve IBM uyumlu olmayan ayırımı, IBM uyumlu makineler arasında da IBM-Dos, Microsoft Dos, Xenix, Unix gibi işletim sistemlerinin kullanılmasıyla biçim değiştirerek var olmuştur.

PC'lerde Network kullanımında, bir kaç terminal bağlamak için direkt DOS altında kullanılan Ethernet Card, Slave Card v.b. türü basit bağlantılardan, IBM LAN, Nowell Network, Xenix, Unix v.b. türü daha karmaşık bağlantılara giden yolun değişik metrelerinde bulunan müesseselerdeki BİM personeli, içinde bulunulan aşamaya bağlı olarak, amatör çabalardan, uzmanlık isteyen, karmaşık sorunlara bilimsel çözümler getirebilecek, yerli ve yabancı literatürü izleyip, gelişmeleri kendi kurumuna yansıtabilecek yapıda özel eğitim görmüş kişilere kadar değişik nitelikte insanlardan oluşmaktadır. Bu durum orta ve büyük sistem kullanan sektörel birimlerde, anılan amatör çabalara yer bırakmamaktadır.

Kuruluşların bünyelerinde çalıştırdıkları BİM personeline sağladıkları olanaklar, gelecekteki çalışmaların sağlamlığı açısından önemli olmaktadır. Spesifik sorunların çözümünde kullanılmak üzere yazılım firmalarına sipariş edilen paket programlar, pratikteki örneklere bakıldığında, kaliteli BİM personeli tarafından üretilenlere göre, palyatif ve radikal olmayan uygulamalar niteliğindedir.

Son yıllarda Bilgi İşlem alanında atağa kalkan, çalışma ortamı, hardware ve software'e yapılan yatırım olarak gelişmiş batılı ülkelerdeki benzerlerine çok yaklaşan birkaç sigorta ve reasürans şirketimizi, geri kalan diğerlerinin izlemesinin, sektörel hedeflere ulaşmakta süreyi çok kısaltacağı kanısındayız.

İleriki yazılarımızda sektörümüz bilgi işlem ortamına, bir belki birkaç büyüteç koyarak değinmek, gelişimleri aktarmak, şirketler arasında bilginin transfer ve paylaşılmasına aracı olmak, ortak çabalar başlatabilmek gibi arzularımız var. Ancak bunları daha sonraki sayılara bırakıp, biraz kendimizden, Millî Reasürans Bilgi İşlem Modeli'nden söz etmek istiyoruz.

Bugünkü anlamda bilgi-işlem uygulamasına 1986 Mayıs ayında 1 adet IBM PC AT 20 MB bilgisayar ve bir personel ile başladık. Amacımız üç dört yıl sonra taşınacağımız yeni binamız bitene kadar bu PC ile birşeyler yapmak, ileriye dönük yazılımlar hazırlamaktı. O tarihten bugüne beş yıl geçti. Yeni binamıza taşınmamıza yaklaşık iki yıl var. PC sayımız 23'ü, eğitilmiş personel sayımız 25'i buldu. Servis bazında işlerin bilgisayara geçiş yüzdesi % 75 civarında. Bu temel üzerinde şimdiki çalışmalarımız, yeni bina, yeni makina parkı ve yeni işletim sistemine, var olan yazılımlarımızın adaptasyonu, yenilerinin yazımı, kısacası geleceğin planlanması yönünde.

Yukarıda sözü edilen Millî Reasürans Bilgi İşlem Modeli, BİM personelinin tek bir merkezde toplanması yerine, her servisde oranın işini bilen, bilgisayarı kullanabilecek elemanların yetişmesini sağlamak ve servislerin kendi işlerini yine kendilerine bırakmak olarak açıklanabilir. Bu nedenle ayrı bir BİM servisi oluşturulmamış, makine ve personel ilgili birimlere dağıtılmıştır. Özellikle kuruluş aşamasında yapılması çok zor ve yıpratıcı olan, tamamen bize özgü bu modelin özelde başarılı olduğunu, birtakım dezavantajları giderilirse daha da iyi olacağını söyleyebiliriz.

Sonraki sayılarda buluşmak üzere.


 

Yılmaz ERSÖZ

.

 

Reasuror, Mayıs 92, S.1, s. 19 - 20