REASUROR

 

Açık Sistem Mimarisi ve Interactive

Video Terminal

Bu yazımızda son günlerde dünyadaki belli başlı bilgisayar firmaları tarafından ortaya atılan, yoğun bir tartışma ortamı bulan ve çok farklı biçimlerde yorumlanan Açık Sistem Mimarisi (Öpen System Architecture) kavramı üzerinde duracak, ardından da çok yakında sektörümüzde yaygın bir kullanıma kavuşacağını düşündüğümüz Interactive Video Terminallerine değineceğiz. Sonuçla birbirinden farklı iki ayrı konu olarak görünen bu olayların aslında neden-sonııç ilişkisi türünden bir yakınlığı olduğunu ve birlikte düşünülmesi gerektiğini tartışacağız.

1978 yılında ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'nde ortaya atılan açık sistem fikri, tüm kullanıcıların bağlanabilecekleri ISO (International System Organization) ağı içinde iletişimi herhangi bir emülasyona (1) gerek duymadan sağlayacak OSI (Open System Interconnection) protokolü ve dört üniversitenin katılımı ile somutlaştı. 1980 yılında ABD Savunma Bakanlığı'nın sisteme dahil olması ile TCP/IP (Transmission Control Prolocol/Internet Protocol) kuruldu. OSI'ye geçiş için kurulan GOSIP (Government Open System Interconnection Profile) Amerika'da gerekli temel kavramları belirlemekte, bu da firmalara hem kesin talimat hem de güvence vermektedir. Benzer bir uygulama İngiltere'de İngiliz GOSIP'i ile gerçekleştirilmekte idi (2). 1986'ya gelindiğinde SNA (System Network Architecture) Peer to Peer (aktarılan veride nitelik kaybı olmaksızın iletişim) olarak takdim edildi. Bugün büyük uluslararası şirketler, yakın geleceğin iletişim sistemi olarak gördükleri OSI'ye geçmek için büyük çaba harcamaktadırlar. Ancak bu geçiş firmanın bulunduğu düzey ile orantılı olarak, kendine özgü zorlukları da beraberinde getirmektedir.

Migration deyimi ile açıklanan tam geçişin gerçekleşebilmesi için 5-15 yıla gereksinim duyulduğu savunulmaktadır. Bunun yerine Co-existency geçiş, uygulamada bugün sık gözlenmektedir. Bunun için varolan yapı korunarak, çeşitli interface (arayüz) veya simulatör adaptör kartlarla OSI bağlantısı mümkün hale getirilebilmektedir.

Yukarıda verdiğimiz tarihsel gelişime bakıp anlatılanları temel alarak tanımlamaya çalışırsak, Açık Sistem;

a) Serbestçe elde edilen bir şartnameye sahip olan,

b) Spesifikasyonları çok açık ve iyi tanımlanmış,

c) Ucuz ve serbestçe sahip olunabilen,

d) Yasal açıdan kullanana suç unsuru yüklemeyen,

e) Çeşitli uygulamaları çok sayıda firma tarafından elde edilebilen bir arabirimdir (3). Arabirim (interface) kavramını bir örnekle açıklayalım. Otomobil endüstrisinde debriyaj pedalı bir arabirimdir. Her firma zaman içinde debriyaj aksamında değişiklikler yapabilir. Fakat debriyaj açık bir arabirim olduğu için müşteri her defasında araba kullanmayı yeniden öğrenmek zorunda değildir. Bunun gibi bilgisayar kullanıcıları, açık sisteme geçildiğinde, yeniliklere hemen ve tam uyum sağlama gibi büyük bir kolaylık elde edebileceklerdir. Açık sistem mimarisine uygun bilgisayar marka ve modellerinin fazlalaşması, yazılımda belli başlı işletim sistemlerinin açık sistemleri olanaklı kılacak şekilde yeniden yapılanmaya çalışmaları, bizi oldukça iyimser düşünmeye itiyor.

Sektörümüzde yıllardır bir türlü sağlanamayan Electronic Mailing ve Data Communication belki bu sayede mümkün hale gelebilecektir. Self servis sigortacılığında "Elektronik Satış" yapmak amacıyla sektöre girmeye hazırlanan Interactif Video Terminalleri, dünyadaki uygulamalar dikkate alındığında, müşterilerin sigorta başvurularını kabul etmekte ve poliçelerini anında teslim etmektedir. ABD, Fransa, İspanya, İtalya, Kanada, Malezya gibi ülkelerde yoğun olarak kullanılan bu terminallerden genellikle kasko sigortası ile ev ve hayat sigortaları yapılmaktadır. Terminal, yazıcısından poliçeyi verdiği anda, prim tahsilatını da kart okuyucusundan kredi kartı yoluyla yapabilmektedir. Cihazların Online olarak merkeze bağlı olması, sigorta şirketi açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Sektörde, acenteleri ile merkezleri arasında online bağlantı kurmayı planlayıp, zaman içinde bunu gerçekleştirmeye çalışan sigorta şirketlerinin, insansız acente de denilen bu makinaları incelemeleri yararlı olur kanısındayız.

Genelde müşteri-sigorta personeli arasında sadece o anlık yapılan iş veya hizmetten konuşulmaktadır. Gerek personelin zaman darlığı, gerekse müşterinin soru sormadaki çekingenliğinden doğan ilgisizlik, kurumun sunabileceği diğer hizmetleri ortaya çıkaramamaktadır. Ancak Interaktif terminallerde beliren ekranlarda sesle yapılan anonslarla kullanıcıya istediği konularda bilgi, aynı zamanda hareketli görüntü olarak verilebilecektir.

Sektörde Sigorta şirketlerinin açık sistemleri kullanmaya başlamaları, şirketlerin birbirleriyle, acenteların merkezle ve tüm bu ağın SNA ya da TCP/IP ye bağlanmasıyla da sektörün dünya ile veri iletişimine geçmesini mümkün kılacaktır. Günümüz bankacılığında yaşandığı gibi, ağ içinde bulunan kuruluşların, birbirlerinin insanlı ya da insansız acentelerini kullanması ya da paylaşması, sağlayacağı diğer bütün yararlarının yanında, yapılacak yatırımlarda büyük tasarruf sağlayacaktır kanısındayız.


 


 

Yılmaz ERSÖZ


 


 

(1) Emülasyon (Emulation): "Bir sistemi ve işlevlerini diğer bir sistem vasıtasıyla taklit etmektir. Bu taklit işlemini yerine getiren sistem, aynı verileri kabul eder, aynı programları uygular ve taklit edilen sistem gibi aynı sonuçları elde eder.", Gazi GÜDER, Bilgi İşlem Sistem Terimleri Sözlüğü, s: 159, Kipaş Dağıtımcılık, İstanbul 1986.

(2) Prof.Dr. Oğuz MANAS, "Açık Sistemlere Doğru", 8. Türkiye Bilgisayar Kongresi, İstanbul 1991.

3) Scott DMcNealy, "Aynı temeli paylaşmak müşteriyi riskten korur", COMPUTERWORLD Monitör, S: 82, Ankara 1991.

 

Reasuror, Ağustos 92, S.4, s. 19 - 20